Lacan’da Aşk

By

“Aşk söz konusu olduğunda, işaretler dünyasındayızdır: aşktan alabileceğimiz ve verebileceğimiz tek şey işaretlerdir. Annesinin ya da yakınlık göstermek istediği kişinin ilgisini çekme ayrıcalığını tanıyarak karşılık veren bir çocuğu düşünün: “Anne çiş çiş!” diye seslenen ya da “Yanımda duran sensin” diye buyuran çocuk, aslında bunu bir aşk işareti olarak ilan etmektedir. Ve bu jest, Lacan’ın aşk hakkındaki en ünlü özdeyişlerinden birini gösterir: “Aşk sahip olmadığın şeyi onu talep etmeyen birine vermektir”. Çocuğun diğerine verdiği şey, sahip olmadığı bir şeydir: verdiği şey aşk talebidir. Öznenin istediği şey, aşkın ötekisinin onu sevilebilir olarak konumlandırmasıdır, böylece o da sevebilir.

Lacan çok erken bir dönemde, Nesne İlişkileri’nde (Seminer 4), “Aşk sahip olmadığınız şeyi vermektir” der. Ama buna geri dönecek ve eklemeler yapacaktır. En başarılı formül Aktarım’da (Seminer 8) bulunur: “Aşk, sahip olmadığınız bir şeyi vermektir ve sahip olsanız bile ancak sahip değilseniz sevebilirsiniz. Bir karşılık olarak aşk, sahip olmama alanını ima eder. Sahip olduğunuz şeyi vermek bir ziyafettir, sevgi değildir…”

Sorun şu ki, aşk burada bitmez. Aşk talebinin çok özel bir özelliği vardır: saf, koşulsuz bir taleptir. Şu ya da bu için bir talep değil, özel bir taleptir. Ve işte burada arzunun boyutu açılır: deyim yerindeyse, aşk aşkla yetinmez. Aşk her zaman daha fazlasını ister. Evet, ama ne ister? Lacan’a göre buna ancak matematikte bilinmeyenin altına yazıldığı harfle yanıt verebiliriz: aşk işaretinin ötesinde, arzu bir x’i hedefler. Ama hepsi bu değil. Ötekinden ne istediğime dair bu cehaletin ikinci bir yanı daha vardır: Ötekinden arzuladığım şey benden kaçıyorsa, tersine, onun benden, bu ötekinden ne beklediği de saf bir muammadır: ama o benden ne istiyor? Lacan bu soruyu “Che vuoi?” (Ne istiyorsun?) ifadesiyle özetlemiştir, ancak bunu “Benden ne istiyor?” şeklinde çevirmeyi tercih eder. Başka bir deyişle, en kafa karıştırıcı şekilde, arzu sorusu önce Öteki’nin alanına yerleştirilir. Lacan’ın insan arzusunun Öteki’nin arzusu olduğunu meşhur bir şekilde söylemesinin nedeni budur”

Yazan: Jean-Paul Ricœur’ün “Lacan, l’amour” başlıklı yazısından bir bölüm
Çeviri: Atakan Yorulmaz

Yorum bırakın