Lacan ve Queer Teori

By

“Jacques Lacan, öznelliği dil ve kültür açısından kuramsallaştırırken cinsiyeti de doğallıktan çıkarır. Cinsiyetler arasında doğal ya da normal bir ilişki olmadığında ısrar eder: Cinsel ilişki yoktur. Cinsel ilişkinin imkansızlığını aksiyomatik olarak şart koşan Lacancı doktrin, queerin heteronormativite eleştirisiyle bağ kurar. Queer teorisyenleri gibi Lacan da kadın ve erkek arasında doğal bir tamamlayıcılık olmadığını, dahası bu tamamlayıcılığın arzu edilen bir ideal olmadığını ileri sürer. Aslında Lacan, meslektaşlarını tedavideki aktarım gücünü hastaya belirli kültürel idealleri – örneğin uyumlu heteroseksüellik ideallerini – empoze etmek için kullanma cazibesine karşı uyarmıştır.

Lacan, analizi bir ‘gerçekliğe uyum’ faktörü olarak gören ve böylece klinik çalışmanın amacını sosyal normların dayatılmasına indirgeyenleri eleştirmekten geri durmadı. Genital heteroseksüelliği toplumsal bir ufuk haline getirmek, Lacan’a beceriksiz bir strateji ve adaptasyona dayalı terapilerde sistematik olarak işleyen normatif bir talep olarak görünmüştür. ‘Psikanalizin Etiği’ seminerinde alaycı bir şekilde ifade şöyle der: ‘Genital nesnelliğin ortaya çıkışı gibi bir iddiada ne gibi belirsizlikler olduğunu Allah bilir ancak bu duruma akılsızlıkla birlikte gerçeklikle uyum eklenir’

Gerçekliğe uyum sağlama arzusu ve genital heteroseksüellik arayışı el ele gider, çünkü Lacan’ın da kabul ettiği gibi sosyal gerçeklik heteronormatiftir. Ve Lacancı psikanaliz kendisine ‘gerçeklikle uyumu’ teşvik etme hedefi koymadığından, analist tedavide heteronormativiteyi destekleme ayartısına nasıl karşı koyacağını bilmelidir. Aynı seminerin başlarında Lacan bu tehlike konusunda oldukça açıktır ve Lacan, ‘duygusal normatiflik kategorilerini pekiştirmenin endişe verici etkileri olabileceğine’ karşı uyarır. Lacan’ın analitik ya da terapötik gücü kötüye kullanmanın riskleri üzerinde ısrarla durmasının etik üzerine verdiği seminer bağlamında olması önemlidir: Psikanalizin toplumsal normalleştirmenin bir aracı olarak hareket etmekten çok, öznenin eylemlerini normalleştirmeye direniş açısından ele alması gerektiğini gösterir. Lacan’ın öznel işleyişin sosyal uyumlanmaya yönelik etik eleştirisi, kendi teorisinin psikanalizi normatif bir kurum olarak temsil etmesinden ne kadar uzak olduğunu gösterir”

Yazan: Tim Dean
Çeviri: Atakan Yorulmaz

* Bu bölüm, Profesör Tim Dean’in “Lacan Meets Queer Theory” yazısından alınmıştır ve yazının tamamı yakında çıkacak kitabımda yer alacaktır.

Yorum bırakın