-
Semptom, Aktarım ve Psikanaliz Üzerine

“Bir psikanaliste başvurduğumuzda hayatımızda bir şeyler yolunda değildir, yani şu ya da bu şeyden muzdaribizdir ve semptomumuz ya da halsizliğimiz, hayatla ilgili mutsuzluğumuz, çekingenliğimiz, imkânsızlıklarımız ve benzeri olarak adlandırdığımız şeyden kurtulmak isteriz. Bu yüzden genellikle bir psikanaliste analitik bir taleple daha az acı çekmek, daha iyi yaşamak, diyelim ki kabaca bir şeyden kurtulmak için başvururuz.… Yazının devamı…
-
Arzu ve Psikanalitik Yorum

Psikanalitik yorum, söylemin içinde söylenene dokunmalıdır; özneyi, söylemeye çalıştığının ötesine geçen bir şey söylerken şaşırtmalıdır. O zamanlar Lacan bunu anlamlandırma zincirlerinin kesiştiği noktada sunuyordu: Bilinçdışı sözceleme ve bilinçli sözce. Analist, öznenin yanıtını beklerken bu kesişimin bir açıklamasını yapmalıdır. Mesele analistten bir ifade eklemek değil, müdahalenin gerçekleştiği ifadeye dokunmaktır. Analizanın bunu tekrarlaması ve yorumu kendisinin yaptığı… Yazının devamı…
-
Analizde Sessizlik

“Sessizlik, yalnızlık ve karanlıktan yayılan rahatsız edicitekinsizliğin nereden geldiğini söyleyemeyiz,ancak bunların gerçekten de çoğu insandaasla tamamen kaybolmayan çocuksu ıstırabınbağlı olduğu unsurlar olduğunu söyleyebiliriz.”S. Freud “Aktarım içindeki belirli sessizlik anları,ötekinin varlığının en keskin şekildekavranmasını temsil eder”J. Lacan “Analitik ilişki, hem analizan hem de analist için sessizliğin derinliklerine ayrıcalıklı bir giriş, onun karmaşıklığına, bağlayan ve çözen amansız… Yazının devamı…
-
Psikanalitik Söylemde Eşcinsellik

Psikanaliz, Alman psikiyatrisinin söylemi ile Viyana burjuvazisinin ahlaki söyleminin ortasında ortaya çıktı. Başlangıçta onların önyargılarını üstlendi. Freud’un keşfinin cinsel yaşam için bir norma yol açacağı düşünülebilirdi. Eşcinsellik yasaklandı, gizli tutuldu ve utançla örtüldü. Tedavi talepleri eşcinsellerin ailelerinden geliyordu, ancak Freud onları “iyileştirmeye” çalışmadı. Eşcinselliğin sadece eşcinsellere özgü olduğu fikrini reddetti. Kendisi de kızı Anna’nın homoseksüel… Yazının devamı…
-
Analistin Arzusu ve Taş-Kağıt-Makas Oyunu

“Lacan’ın ‘Psikanalizde Temel Problemler” (Seminer XII) seminerinde, özellikle de 19 Mayıs 1965 tarihli derste analiz oyununu açıklamak için sunduğu bir üçayağa ya da üç kutba, özne, bilgi ve cinsel olanın üçayağına dönelim. Taşın makası kırdığı, makasın kağıdı kestiği, kağıdın taşı sardığı taş-kağıt-makas oyununda olduğu gibi, Lacan özneyi bilgide kendini belirsizleştiren, cinsiyetin önünde duran, özneye cinsel… Yazının devamı…
