Yazılar ve Çeviriler
-
The Son: Kehanetten Kesinliğe Yeni ‘Satürn’ Hikayesi*

Arjantinli öykü ve roman yazarı Guillermo Martínez’in “The Protective Mother” öyküsünden uyarlanan Netflix’in orijinal içeriği “The Son” filmi, İspanyol ressam Francisco Goya’nın “Çocuklarını Yiyen Satürn” tablosunu ve paranoya konusunu seyirciye aktaran bir film olma özelliği taşıyor. Başrolünü Arjantinli oyuncu Joaquin Furriel’in üstlendiği filmde, ressam Lorenzo’nun biyolog eşi Sigrid ve oğlu Henrik’le ilişkisi ve Lorenzo’nun hayatının… Continue reading
-
Midsommar: Yasın Ritüeli*

Ünlü yönetmen Ari Aster’in ‘Folk Horror’ türündeki yeni filmi Midsommar (Ritüel), geçtiğimiz haftalarda seyirciyle buluştu. Her anında izleyiciye ayrı ayrı gerilimler yaşatan film, annesini, babasını ve kız kardeşini kaybeden Dani’nin yas sürecine, erkek arkadaşı Christian ile arasındaki sorunlu ilişkiye ve İsveç’te komün hayatı yaşayan Harga halkının 90 yılda bir düzenlediği ‘Midsommar’ etkinliğine odaklanıyor. Midsommar filminin… Continue reading
-
Kamera’nın Gölgesi Hakikate Düştüğünde…*

Lacanyen psikanalize göre tanınma, öznenin hem kendisiyle hem de toplumla ilişkilenme biçiminde bir bağ yaratır. Bu bağ, öznenin Öteki’nin mahalline dahil olmasıyla ve fedakârlık edimini gerçekleştirmesiyle oluşur. Fedakârlık edimi, öznenin kendi zevkinin(jouissance’ının) bir parçasını, Öteki’nin alanında var olmak için onun mahallinde, onun için vermesini gerekli kılar. Bu tanınma arayışı içerisine girecek olan öznenin, Öteki’nin mahallinde… Continue reading
-
Aşk’ın Yazgısıyla Acısı Arasında Bir Varlık Dolaşıyor

Ne tesadüftür… Bir kafede bu yazı üzerine çalışırken, yan masada oturan üç kadın, aşk acısı hakkında konuşuyorlardı. Biri sevgilisiyle ilgili yaşadığı inişli çıkışlı halleri aktarırken ve ayrıldıklarını söylerken, diğerleri de ona teselli veriyor, ayrılığın kaçınılmaz olduğunu, ayrılırken ise aynı durumların yaşandığını ve aynı sözlerin söylendiğini belirtiyordu. Ben aşk acısı üzerine çalışırken yan masamda aşkın ve… Continue reading
-
Bulutların* İz’inde: Anna O. ve Öteki’nin Arzusu

Sigmund Freud’un 1800’lerin son çeyreğinde histeri üzerine yaptığı çalışmalarla birlikte psikanaliz keşfedilmeye başlandı. Peki bu ilk çalışmalarda histeri neyi ortaya çıkardı? Bedensel rahatsızlıkların, kısmi felçlerin, fiziki acıların, uyuşmaların ve donuklukların yani semptomların herhangi bir organik nedeninin bulunmadığını. Bu durumu Joseph Breuer ve Sigmund Freud’un Anna O. vakasıyla açıklamaya çalışacağım. Öncelikle Anna O. vakasını anlamak için,… Continue reading
