Yazılar ve Çeviriler
-
Lacancı Psikanalizde Semptom

“Bir analiz başlamadan önce, semptomlar hayatın anlamına ve mantığa müdahale eden delice, uyumsuz, yetersiz, politiği yanlış, sözü edilemez, saçma sapan tezahürlerdir. Bedeni, düşünceyi ve bunların ‘hayat’ içindeki tüm türevlerini darmadağın eder, rahatsız eder ve ıssızlaştırırlar; anne, baba, eş, patron, para, evdeki dağınıklık, şanssızlık, zaman, çocuklar, partnerler, çok fazla çocuk, seks vb. Freud şöyle der: ‘Semptomlar,… Continue reading
-
Çocuk Psikanalizi: Bir çocuk psikanalistten ne bekleyebilir?

Bir çocuk psikanalizden hiçbir şey beklemeyebilir, ancak bir psikanalistten bir şeyler bekleyebilir. Psikanalize geçiş yapan biriyle karşılaşacak olan yetişkinlerin aksine, çocuklar psikanaliz hakkında hiçbir şey bilmezler. Yine de bazen, onlara adresi veren bir arkadaşlarının tanıklığı ya da gerçek hayattaki bir deneyim yoluyla psikanaliz hakkında bir fikri olan ergenlik öncesi çocuklarla karşılaşıyoruz. En fazla 12 yaşında… Continue reading
-
Sigmund Freud: Karşı-Aktarım ve Analistin Arzusu – 1

Psikanalistin tedavideki konumu sorusunun uzun bir geçmişi vardır. Bu soru, psikanalizin gelişiminin merkezinde yer alır. Freud’un ölümünden on yıl sonra yeni teoriler ortaya çıkmıştır. 1950’lerde de Fransa’da iki anlayış çatışmaya başlamıştır: Karşı-aktarımın tedavinin hizmetine sunulabileceğini keşfeden Freudyen analistler ile bu seçeneği reddeden ve analistin arzusu teorisini inşa eden Lacan’ın öğretisi. Bu gelişmeler bir yandan ilk… Continue reading
-
Arzunun Paradoksları

Çok eski zamanlardan beri eksiklikle bağlantılı olduğu bilinen arzu, Freud tarafından esasen bilinçdışı olarak kabul edildi. Ve onun gizli tatminini ortaya çıkaran da semptomun paradoksal acısıydı. Eksiklik, bedene ıstırap olarak damgalandığında daha az gerçek değildir; ve de Lacancı psikanaliz, bedenin yine başka bir şey olduğunu ortaya çıkardı: Jouissance’ın yeri. Arzu ederiz, bu bir gerçek. Başka… Continue reading
-
Kimi seviyoruz?

“Aşk, psikanaliz tarihinin başlangıcındadır […] Aktarım aşktır, ama tüm aktarımlar aşk mıdır, tüm aşklar aktarım mıdır? Tedavide neyle ve kiminle karşılaşırız? Psikanalitik deneyimin merkezinde, en başından itibaren dürtüyü, arzuyu ve aşkı dile getiren kayıp nesne yer alır. Eğer aşk özünde narsisistik ise, o zaman kimi seviyoruz? Aşk iki öznel konumu ima eder: sevmek ve sevilmek.… Continue reading
