Jacques Lacan
-
Bırakın insanlar konuşsun!

Ön görüşmeler, bir psikanalist ile ne istediği bilinmeyen bir kişi arasındaki karşılaşmanın ilk anıyla ilgilidir. Bu yüzden Lacan, ‘insanlar bir şey istemeye geldiklerinde, bırakın konuşsunlar[1]’ diye yazar; çünkü konuşmaya başladığı anda bir talepte bulunmuş olur. Önemli olan talebin içeriği değil, öznenin tamamen gözünden kaçan ve onu talepte bulunmaya iten şeydir. Daha bu ilk karşılaşmadan itibaren… Continue reading
-
Yapay zekâ, Freudyen anlamda rüya yorumlayabilir mi?

Çok yakın bir zamanda ortaya çıkan yapay zekâ uygulamaları, hayatımızın en merkezi teknolojilerinden biri haline geldi. Artık birçok kişi ChatGPT gibi yapay zekâ uygulamalarını, belirsiz bir durumu anlamak, bir zorluğu aşmak, kaygıyı yatıştırmak, kendini ifade etmek veya yalnız hissettiği anlarda bu yalnızlığını ortadan kaldırmak için bir araç olarak kullanıyor. Yapay zekânın kullanım alanı ve onunla… Continue reading
-
Bir Analizin Temposu: Seanslar Neden Kesilir?

Yazan: Dominique FingermannPsikanalist, EPFCL [1]Çeviri: Atakan Yorulmaz 1. Müzikte “tempo”, bir müzik eserinin icra edildiği karakteristik hareket, ritmi, andamento’sudur. Hareketler dakikada belirli sayıda vurulan bir notanın süresiyle tanımlanır. Belirli bir vuruşun periyodik geri dönüşüyle görünür kılınan düzenli aralıklar dizisindeki bu süre dağılımı, bir müzik parçasının ritmini oluşturur. Tempo, bir eylemin (film, edebi eser) başından sonuna… Continue reading
-
Çiftler ve Başarısızlık

Psikanalistler, ister özel muayenehanelerinde ister kurumlarda çocuklarla, ergenlerle ya da yetişkinlerle çalışsınlar, yürüttükleri analizler sırasında öznelerinin ifadesiyle, şimdilik öteki için var olma acısı olarak adlandıracağımız şeyle her gün karşı karşıya kalırlar; en baştan cinsiyetlendirilmiş bir öteki için diye eklemek gerekir. Yirminci yüzyılın başında Freud, anne ile çocuk arasında meme, dışkı ve fallus ilişkisi olduğunu iddia… Continue reading
-
Psikanalize Girişin Zor(un)luluğu

“Psikanalize giriş, kliniğin etik tarafından aydınlatılması ve yönlendirilmesi gereken dönüm noktalarından biridir. Bir taleple karşılaşan analist, kendisini ve analizanı şimdiki anın çok ötesine taşıyacak şekilde yanıt vermeyi seçer. Bu noktada Lacan’ı takip edersek, giriş için tek koşul öznenin, gelecekteki analizanın kararlı arzusudur. Bunu söylerken, Lacan’ın Kant’ın herkesi ilgilendiren sorusunu yanıtladığı Televizyon’daki pasajı hatırlıyorum: “Ne ummama… Continue reading
