Jacques Lacan
-
Kamera’nın Gölgesi Hakikate Düştüğünde…*

Lacanyen psikanalize göre tanınma, öznenin hem kendisiyle hem de toplumla ilişkilenme biçiminde bir bağ yaratır. Bu bağ, öznenin Öteki’nin mahalline dahil olmasıyla ve fedakârlık edimini gerçekleştirmesiyle oluşur. Fedakârlık edimi, öznenin kendi zevkinin(jouissance’ının) bir parçasını, Öteki’nin alanında var olmak için onun mahallinde, onun için vermesini gerekli kılar. Bu tanınma arayışı içerisine girecek olan öznenin, Öteki’nin mahallinde… Continue reading
-
Aşk’ın Yazgısıyla Acısı Arasında Bir Varlık Dolaşıyor

Ne tesadüftür… Bir kafede bu yazı üzerine çalışırken, yan masada oturan üç kadın, aşk acısı hakkında konuşuyorlardı. Biri sevgilisiyle ilgili yaşadığı inişli çıkışlı halleri aktarırken ve ayrıldıklarını söylerken, diğerleri de ona teselli veriyor, ayrılığın kaçınılmaz olduğunu, ayrılırken ise aynı durumların yaşandığını ve aynı sözlerin söylendiğini belirtiyordu. Ben aşk acısı üzerine çalışırken yan masamda aşkın ve… Continue reading
-
Bulutların* İz’inde: Anna O. ve Öteki’nin Arzusu

Sigmund Freud’un 1800’lerin son çeyreğinde histeri üzerine yaptığı çalışmalarla birlikte psikanaliz keşfedilmeye başlandı. Peki bu ilk çalışmalarda histeri neyi ortaya çıkardı? Bedensel rahatsızlıkların, kısmi felçlerin, fiziki acıların, uyuşmaların ve donuklukların yani semptomların herhangi bir organik nedeninin bulunmadığını. Bu durumu Joseph Breuer ve Sigmund Freud’un Anna O. vakasıyla açıklamaya çalışacağım. Öncelikle Anna O. vakasını anlamak için,… Continue reading
