aktarım
-
Bilinçdışı Arzu, Öznenin Hakikatidir

“Hakikat arzudur, daha doğrusu bilinçdışı arzu öznenin hakikatidir. Bilinçdışı nitelemesinde ısrar ediyorsam, Freud’u tercüme eden Lacan’ın öznenin hakikati olduğunu söylediği şeyin herhangi bir arzu ya da talep olmadığını hatırlatmak içindir. Eğer bu durumdan hakikat kavramıyla söz edebiliyorsa, bu arzu, hakikatin yerinden -bilinçdışından- hareket ettiği ölçüde ve dolayısıyla özne için -en azından nevrotik için- neyin hakikat… Continue reading
-
Jacques Lacan: Karşı-Aktarım ve Analistin Arzusu – II

1950’lerde Fransız psikanalizi, özneler arası diyalog açısından üretimden uzak ve ritüelleşmiş gibi görünüyordu. Lacan tedavinin bu ikili boyutunu, üçüncü bir işlevin yokluğunu, konumların simetrisini, benlik-ego ilişkisini, benlik ve özne arasındaki karmaşayı eleştirdi. Lacan’a göre Fransız psikanalizi, Freud’dan gittikçe yoksunlaşan bir şekilde uzaklaşmıştı. Bu nedenle onun ‘Freud’a dönüşü’ gerçekleşti. Onun katkısı Fransa’daki psikanalitik tabloyu derinden dönüştürmek… Continue reading
-
Psikanalizden Ne Bekleyebiliriz?

“Analist neden kendi sözüyle yönlendirmekten kaçınır? Oldukça basit. Psikanalist herkes için neyin iyi olduğunu bilmez, yani bir ahlak uzmanı değildir. Bu yüzden bir psikanalistin yapacağı ilk şey sessiz kalmaktır. Sessizlik elbette bir konuşma biçimidir, analizanın konuşmasına yer bırakır ve psikanalistin konuşması Freud’un yorumlama dediği şeyle sınırlıdır. Bu, analizanın sözünde duyulan örtük gerçeği söylemeye çalışan yorumlayıcı… Continue reading
-
Semptom, Aktarım ve Psikanaliz Üzerine

“Bir psikanaliste başvurduğumuzda hayatımızda bir şeyler yolunda değildir, yani şu ya da bu şeyden muzdaribizdir ve semptomumuz ya da halsizliğimiz, hayatla ilgili mutsuzluğumuz, çekingenliğimiz, imkânsızlıklarımız ve benzeri olarak adlandırdığımız şeyden kurtulmak isteriz. Bu yüzden genellikle bir psikanaliste analitik bir taleple daha az acı çekmek, daha iyi yaşamak, diyelim ki kabaca bir şeyden kurtulmak için başvururuz.… Continue reading
-
Analizde Sessizlik

“Sessizlik, yalnızlık ve karanlıktan yayılan rahatsız edicitekinsizliğin nereden geldiğini söyleyemeyiz,ancak bunların gerçekten de çoğu insandaasla tamamen kaybolmayan çocuksu ıstırabınbağlı olduğu unsurlar olduğunu söyleyebiliriz.”S. Freud “Aktarım içindeki belirli sessizlik anları,ötekinin varlığının en keskin şekildekavranmasını temsil eder”J. Lacan “Analitik ilişki, hem analizan hem de analist için sessizliğin derinliklerine ayrıcalıklı bir giriş, onun karmaşıklığına, bağlayan ve çözen amansız… Continue reading
