aktarım
-
Jacques Lacan ile Üç Karşılaşma

Jacques Lacan ile ilgili benim için kıymetli olan şeylere tanıklık etmek için öncelikle çağrışımlarım ve onu bana çağıran üç şey; sanırım onunla tanışmamış olsaydım, hala onu arıyor olurdum. İlk şey: Yıkımla karşılaşma, yani duyduğumuz her şeyin, politik konumda analist olarak da duyduklarımızın yıkımı, yani ‘L’etourdit’de söylediği gibi, şeylerin düzenlendiği gibi değil, kurulduğu gibi. Beni iyi… Continue reading
-
Bilinçdışı Arzu, Öznenin Hakikatidir

“Hakikat arzudur, daha doğrusu bilinçdışı arzu öznenin hakikatidir. Bilinçdışı nitelemesinde ısrar ediyorsam, Freud’u tercüme eden Lacan’ın öznenin hakikati olduğunu söylediği şeyin herhangi bir arzu ya da talep olmadığını hatırlatmak içindir. Eğer bu durumdan hakikat kavramıyla söz edebiliyorsa, bu arzu, hakikatin yerinden -bilinçdışından- hareket ettiği ölçüde ve dolayısıyla özne için -en azından nevrotik için- neyin hakikat… Continue reading
-
Jacques Lacan: Karşı-Aktarım ve Analistin Arzusu – II

1950’lerde Fransız psikanalizi, özneler arası diyalog açısından üretimden uzak ve ritüelleşmiş gibi görünüyordu. Lacan tedavinin bu ikili boyutunu, üçüncü bir işlevin yokluğunu, konumların simetrisini, benlik-ego ilişkisini, benlik ve özne arasındaki karmaşayı eleştirdi. Lacan’a göre Fransız psikanalizi, Freud’dan gittikçe yoksunlaşan bir şekilde uzaklaşmıştı. Bu nedenle onun ‘Freud’a dönüşü’ gerçekleşti. Onun katkısı Fransa’daki psikanalitik tabloyu derinden dönüştürmek… Continue reading
-
Psikanalizden Ne Bekleyebiliriz?

“Analist neden kendi sözüyle yönlendirmekten kaçınır? Oldukça basit. Psikanalist herkes için neyin iyi olduğunu bilmez, yani bir ahlak uzmanı değildir. Bu yüzden bir psikanalistin yapacağı ilk şey sessiz kalmaktır. Sessizlik elbette bir konuşma biçimidir, analizanın konuşmasına yer bırakır ve psikanalistin konuşması Freud’un yorumlama dediği şeyle sınırlıdır. Bu, analizanın sözünde duyulan örtük gerçeği söylemeye çalışan yorumlayıcı… Continue reading
-
Semptom, Aktarım ve Psikanaliz Üzerine

“Bir psikanaliste başvurduğumuzda hayatımızda bir şeyler yolunda değildir, yani şu ya da bu şeyden muzdaribizdir ve semptomumuz ya da halsizliğimiz, hayatla ilgili mutsuzluğumuz, çekingenliğimiz, imkânsızlıklarımız ve benzeri olarak adlandırdığımız şeyden kurtulmak isteriz. Bu yüzden genellikle bir psikanaliste analitik bir taleple daha az acı çekmek, daha iyi yaşamak, diyelim ki kabaca bir şeyden kurtulmak için başvururuz.… Continue reading
