aşk
-
Psikanalitik Söylemde Eşcinsellik

Psikanaliz, Alman psikiyatrisinin söylemi ile Viyana burjuvazisinin ahlaki söyleminin ortasında ortaya çıktı. Başlangıçta onların önyargılarını üstlendi. Freud’un keşfinin cinsel yaşam için bir norma yol açacağı düşünülebilirdi. Eşcinsellik yasaklandı, gizli tutuldu ve utançla örtüldü. Tedavi talepleri eşcinsellerin ailelerinden geliyordu, ancak Freud onları “iyileştirmeye” çalışmadı. Eşcinselliğin sadece eşcinsellere özgü olduğu fikrini reddetti. Kendisi de kızı Anna’nın homoseksüel… Continue reading
-
Kimi seviyoruz?

“Aşk, psikanaliz tarihinin başlangıcındadır […] Aktarım aşktır, ama tüm aktarımlar aşk mıdır, tüm aşklar aktarım mıdır? Tedavide neyle ve kiminle karşılaşırız? Psikanalitik deneyimin merkezinde, en başından itibaren dürtüyü, arzuyu ve aşkı dile getiren kayıp nesne yer alır. Eğer aşk özünde narsisistik ise, o zaman kimi seviyoruz? Aşk iki öznel konumu ima eder: sevmek ve sevilmek.… Continue reading
-
Lacan’da Aşk

“Aşk söz konusu olduğunda, işaretler dünyasındayızdır: aşktan alabileceğimiz ve verebileceğimiz tek şey işaretlerdir. Annesinin ya da yakınlık göstermek istediği kişinin ilgisini çekme ayrıcalığını tanıyarak karşılık veren bir çocuğu düşünün: “Anne çiş çiş!” diye seslenen ya da “Yanımda duran sensin” diye buyuran çocuk, aslında bunu bir aşk işareti olarak ilan etmektedir. Ve bu jest, Lacan’ın aşk… Continue reading
