Jacques Lacan
-
Jacques Lacan ile Üç Karşılaşma

Jacques Lacan ile ilgili benim için kıymetli olan şeylere tanıklık etmek için öncelikle çağrışımlarım ve onu bana çağıran üç şey; sanırım onunla tanışmamış olsaydım, hala onu arıyor olurdum. İlk şey: Yıkımla karşılaşma, yani duyduğumuz her şeyin, politik konumda analist olarak da duyduklarımızın yıkımı, yani ‘L’etourdit’de söylediği gibi, şeylerin düzenlendiği gibi değil, kurulduğu gibi. Beni iyi… Continue reading
-
Lacan ve Queer Teori

“Jacques Lacan, öznelliği dil ve kültür açısından kuramsallaştırırken cinsiyeti de doğallıktan çıkarır. Cinsiyetler arasında doğal ya da normal bir ilişki olmadığında ısrar eder: Cinsel ilişki yoktur. Cinsel ilişkinin imkansızlığını aksiyomatik olarak şart koşan Lacancı doktrin, queerin heteronormativite eleştirisiyle bağ kurar. Queer teorisyenleri gibi Lacan da kadın ve erkek arasında doğal bir tamamlayıcılık olmadığını, dahası bu… Continue reading
-
Bilinçdışı Arzu, Öznenin Hakikatidir

“Hakikat arzudur, daha doğrusu bilinçdışı arzu öznenin hakikatidir. Bilinçdışı nitelemesinde ısrar ediyorsam, Freud’u tercüme eden Lacan’ın öznenin hakikati olduğunu söylediği şeyin herhangi bir arzu ya da talep olmadığını hatırlatmak içindir. Eğer bu durumdan hakikat kavramıyla söz edebiliyorsa, bu arzu, hakikatin yerinden -bilinçdışından- hareket ettiği ölçüde ve dolayısıyla özne için -en azından nevrotik için- neyin hakikat… Continue reading
-
Jacques Lacan: Karşı-Aktarım ve Analistin Arzusu – II

1950’lerde Fransız psikanalizi, özneler arası diyalog açısından üretimden uzak ve ritüelleşmiş gibi görünüyordu. Lacan tedavinin bu ikili boyutunu, üçüncü bir işlevin yokluğunu, konumların simetrisini, benlik-ego ilişkisini, benlik ve özne arasındaki karmaşayı eleştirdi. Lacan’a göre Fransız psikanalizi, Freud’dan gittikçe yoksunlaşan bir şekilde uzaklaşmıştı. Bu nedenle onun ‘Freud’a dönüşü’ gerçekleşti. Onun katkısı Fransa’daki psikanalitik tabloyu derinden dönüştürmek… Continue reading
-
Analizan mı, hasta mı?

“Tanı koymak, analitik söyleme özgü değildir, tıbbi söylemden gelir” “Lacan’ın ‘analiz edilen’den daha uygun olan ‘analizan’ terimini ortaya atmasından önce Freud, ‘hasta’ ve ‘analiz edilen’ terimlerini kullanırken aralarında net bir ayrım yapmıştır. Hasta, belirtilerinden etkilenen kişidir. Hasta, rahatlamak için doktora giden ve tedavi gören kişidir. Analizan ise psikanalizin yeni tedavisine bir “analiz eden doktor”, Freud’un… Continue reading
