Jacques Lacan
-
Travma: Yaşam ile Beden Arasında Özne

Nevrozdaki dürtü tehdidi ile travmatik nevrozdaki dış tehdidin ortak noktası, bedenin jouissance’ının gerçekliğidir. Travmanın beden üzerindeki etkisi ile dürtünün etkisinin ortak noktası ise, gerçek alanda ortaya çıktığında ona asla yeterince hazırlıklı olmamamızdır. Oldukça basit bir şekilde, simgesel anlamlandırma biçimindeki hazırlık, özne için her zaman mümkün değildir. Aynı şekilde, meşhur doğum travması da özneyi gafil avlayan… Continue reading
-
Psikanalizden Ne Bekleyebiliriz?

“Analist neden kendi sözüyle yönlendirmekten kaçınır? Oldukça basit. Psikanalist herkes için neyin iyi olduğunu bilmez, yani bir ahlak uzmanı değildir. Bu yüzden bir psikanalistin yapacağı ilk şey sessiz kalmaktır. Sessizlik elbette bir konuşma biçimidir, analizanın konuşmasına yer bırakır ve psikanalistin konuşması Freud’un yorumlama dediği şeyle sınırlıdır. Bu, analizanın sözünde duyulan örtük gerçeği söylemeye çalışan yorumlayıcı… Continue reading
-
Semptom, Aktarım ve Psikanaliz Üzerine

“Bir psikanaliste başvurduğumuzda hayatımızda bir şeyler yolunda değildir, yani şu ya da bu şeyden muzdaribizdir ve semptomumuz ya da halsizliğimiz, hayatla ilgili mutsuzluğumuz, çekingenliğimiz, imkânsızlıklarımız ve benzeri olarak adlandırdığımız şeyden kurtulmak isteriz. Bu yüzden genellikle bir psikanaliste analitik bir taleple daha az acı çekmek, daha iyi yaşamak, diyelim ki kabaca bir şeyden kurtulmak için başvururuz.… Continue reading
-
Arzu ve Psikanalitik Yorum

Psikanalitik yorum, söylemin içinde söylenene dokunmalıdır; özneyi, söylemeye çalıştığının ötesine geçen bir şey söylerken şaşırtmalıdır. O zamanlar Lacan bunu anlamlandırma zincirlerinin kesiştiği noktada sunuyordu: Bilinçdışı sözceleme ve bilinçli sözce. Analist, öznenin yanıtını beklerken bu kesişimin bir açıklamasını yapmalıdır. Mesele analistten bir ifade eklemek değil, müdahalenin gerçekleştiği ifadeye dokunmaktır. Analizanın bunu tekrarlaması ve yorumu kendisinin yaptığı… Continue reading
-
Analizde Sessizlik

“Sessizlik, yalnızlık ve karanlıktan yayılan rahatsız edicitekinsizliğin nereden geldiğini söyleyemeyiz,ancak bunların gerçekten de çoğu insandaasla tamamen kaybolmayan çocuksu ıstırabınbağlı olduğu unsurlar olduğunu söyleyebiliriz.”S. Freud “Aktarım içindeki belirli sessizlik anları,ötekinin varlığının en keskin şekildekavranmasını temsil eder”J. Lacan “Analitik ilişki, hem analizan hem de analist için sessizliğin derinliklerine ayrıcalıklı bir giriş, onun karmaşıklığına, bağlayan ve çözen amansız… Continue reading
