Jacques Lacan
-
Psikanalitik Söylemde Eşcinsellik

Psikanaliz, Alman psikiyatrisinin söylemi ile Viyana burjuvazisinin ahlaki söyleminin ortasında ortaya çıktı. Başlangıçta onların önyargılarını üstlendi. Freud’un keşfinin cinsel yaşam için bir norma yol açacağı düşünülebilirdi. Eşcinsellik yasaklandı, gizli tutuldu ve utançla örtüldü. Tedavi talepleri eşcinsellerin ailelerinden geliyordu, ancak Freud onları “iyileştirmeye” çalışmadı. Eşcinselliğin sadece eşcinsellere özgü olduğu fikrini reddetti. Kendisi de kızı Anna’nın homoseksüel… Continue reading
-
Analistin Arzusu ve Taş-Kağıt-Makas Oyunu

“Lacan’ın ‘Psikanalizde Temel Problemler” (Seminer XII) seminerinde, özellikle de 19 Mayıs 1965 tarihli derste analiz oyununu açıklamak için sunduğu bir üçayağa ya da üç kutba, özne, bilgi ve cinsel olanın üçayağına dönelim. Taşın makası kırdığı, makasın kağıdı kestiği, kağıdın taşı sardığı taş-kağıt-makas oyununda olduğu gibi, Lacan özneyi bilgide kendini belirsizleştiren, cinsiyetin önünde duran, özneye cinsel… Continue reading
-
Psikanalist Olmak

“Hiç kimse ‘psikanalist olmayı’ garanti edemez, Öteki’nin Ötekisi yoktur: bu, bir analizin bitiminden sonra ortaya çıkan bir ‘bilme’dir. Psikanalistin konumu bir analizden ortaya çıkar ve bu da Öteki üzerine kastrasyon sınırını belirler. O halde, bir analistten gelen, analiz edileni akredite eden, onaylayan ve ona bir açıklama getiren bir şeye yönelik bu taleplerden ne anlamalıyız? Eğer… Continue reading
-
Çocuk Psikanalizi: Bir çocuk psikanalistten ne bekleyebilir?

Bir çocuk psikanalizden hiçbir şey beklemeyebilir, ancak bir psikanalistten bir şeyler bekleyebilir. Psikanalize geçiş yapan biriyle karşılaşacak olan yetişkinlerin aksine, çocuklar psikanaliz hakkında hiçbir şey bilmezler. Yine de bazen, onlara adresi veren bir arkadaşlarının tanıklığı ya da gerçek hayattaki bir deneyim yoluyla psikanaliz hakkında bir fikri olan ergenlik öncesi çocuklarla karşılaşıyoruz. En fazla 12 yaşında… Continue reading
-
Sigmund Freud: Karşı-Aktarım ve Analistin Arzusu – 1

Psikanalistin tedavideki konumu sorusunun uzun bir geçmişi vardır. Bu soru, psikanalizin gelişiminin merkezinde yer alır. Freud’un ölümünden on yıl sonra yeni teoriler ortaya çıkmıştır. 1950’lerde de Fransa’da iki anlayış çatışmaya başlamıştır: Karşı-aktarımın tedavinin hizmetine sunulabileceğini keşfeden Freudyen analistler ile bu seçeneği reddeden ve analistin arzusu teorisini inşa eden Lacan’ın öğretisi. Bu gelişmeler bir yandan ilk… Continue reading
